Tema Grup Akademi

Tema Grup Akademi, Tema Grup'un bir iştirakidir.

info@temagrup.com

+90 212 663 9184

0
Kapat

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

KONKORDATO MÜESSESESİNİN ŞÜPHELİ ALACAK KARŞILIĞI UYGULAMASI KARŞISINDAKİ DURUMU

2004 Sayılı İcra İflas Kanununda 7101 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerle iflas ertelemesi müessesesi kaldırılarak konkordato müessesesi kapsamlı bir şekilde yeniden düzenlenmiştir.

 

Konkordato uygulaması likidite sıkıntısı nedeniyle borçlarını vadesinde ödeme sorunu yaşayan borçlulara, borçları nedeniyle icra baskısı altında olmaksızın işlerine devam etme, ödeme sorunlarından kurtulma ve iflas riskinden kaçınma imkânı tanımakta, alacaklar açısından da mahkeme gözetiminde alacaklarını bazı sınırlamalar dahilinde tahsil etme imkânı sağlamaktadır.

 

Konkordato Müessesesi ile İlgili Yasal Düzenlemeler

Konkordato müessesesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 285 ila 309’uncu maddeleri arasında düzenlenmiştir. Adi konkordato, iflastan sonra konkordato ve malvarlığının terkini suretiyle konkordato olmak üzere üç çeşidi bulunmaktadır. Bu yazımızda uygulamada en çok kullanılan yöntem olan adi konkordato müessesesine değinilecektir. Konkordato, borçlarını ödeme güçlüğü çeken bir borçlunun alacaklılarıyla yaptığı anlaşmayı ifade eden hukuki bir terimdir. Bu anlaşma, borçların belirli bir plana göre ödenmesini içerir ve mahkeme tarafından onaylanan bir süreçtir.

 

Borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep edebilir. Ayrıca iflâs talebinde bulunabilecek her alacaklı, gerekçeli bir dilekçeyle, borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir. Konkordato açısından yetkili mahkemeler asliye ticaret mahkemesidir.

 

Konkordato talebi üzerine mahkeme, başvuru için gerekli belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.

 

Geçici mühlet üç aydır. Mahkeme bu üç aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin yapacağı talep üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir, uzatmayı borçlu talep etmişse geçici komiserin de görüşü alınır. Geçici mühletin toplam süresi beş ayı geçemez.

 

Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur. Mahkemece geçici mühlet kararı, ticaret sicili gazetesinde ve Basın-İlan Kurumunun resmî ilân portalında ilân olunur ve derhâl tapu müdürlüğüne, ticaret sicili müdürlüğüne, vergi dairesine, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliğine, Türkiye Katılım Bankaları Birliğine, mahallî ticaret odalarına, sanayi odalarına, taşınır kıymet borsalarına, Sermaye Piyasası Kuruluna ve diğer lazım gelen yerlere bildirilir.

 

Mahkeme, kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde verir. Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir.

 

Konkordato talebi ile amaçlanan iyileşmenin, kesin mühletin sona ermesinden önce gerçekleştiğinin komiserin yazılı raporuyla mahkemeye bildirilmesi üzerine mahkemece resen, kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine karar verilir.

 

İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra 2004 sayılı Kanunun 292’nci maddesinde belirtilen durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir.

 

Geçici veya kesin mühlet içinde borçlu aleyhine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez.

 

Şüpheli Alacak Karşılığı Uygulaması

İşletmenin değerleme konusu bir kısım alacakları, borçlunun borcunu ödememesi veya ödeyememesi hallerinde ihtilaflı hale gelebilmektedir. Vergi Usul Kanunun 323’üncü maddesi uyarınca işletmeler tahsili şüpheli hale gelen alacakları için belirli şartlar altında değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayırabilmektedirler.

 

Bir alacağın şüpheli alacak olarak kabul edilebilmesi için ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesiyle ilgili olmak şatıyla;

 

  • Alacağın dava veya icra safhasında olması,
  • Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenmiş olmasına rağmen borçlu tarafından ödenmemiş olan ve 20.000 TL’yi aşmayan alacaklardan olması.

Bu şartlardan herhangi birini taşıyan alacaklar için ilgili hesap döneminde karşılık ayrılabilecektir.

 

Teminata bağlanmış alacaklarda, alacağın şüpheli hale gelmesi gerekçe gösterilerek karşılık ayrılması mümkün değildir. Bu durumda eğer varsa teminatı aşan kısım için karşılık ayrılması söz konusu olabilecektir.

 

Şahsi kefaletin teminat olarak verildiği durumlarda, asıl borçlunun yanı sıra kefil hakkında da takibat yapılmış olması gerekmektedir. Senetli alacaklarda, senedin asıl borçlu dışında bir başkası tarafından ciro edilmesi durumunda asıl borçlu ile birlikte cirantalar için de takibat yapılması gerekmektedir.

 

Mahkemeye dava, icraya takip dilekçesinin verilmiş olması şüpheli alacak karşılığı ayırabilmek için zorunlu ancak yeterli değildir. Yapılacak şekli bir başvuru alacağın şüpheli hale gelmesi için yeterli değildir. Takipsizlikten dolayı davanın düşmüş olması gibi bir durumda, dava açılması nedeniyle şüpheli hale gelen alacak için ayrılan karşılığın vergi denetimlerinde eleştiri konusu yapılması kuvvetle muhtemeldir.

 

Örnek Muhasebe Kaydı: X A.Ş.’nin yıl içinde dava konusu yapılmış 500.000.-TL alacağı bulunmaktadır. Alacağın şüpheli hale gelmesi nedeniyle yapılacak kayıtlar ve karşılıkların dönem sonu hesaplarına aktarılmasına ilişkin muhasebe kayıtları aşağıdaki gibidir.

 

 

Konkordato Aşamalarında Şüpheli Alacak Uygulaması

Konkordato, bir borçlunun, alacaklılarının belli bir çoğunluğu ile yaptığı ve ticaret mahkemesinin tasdiki ile hüküm ifade eden bir cebri anlaşma olup, bununla alacaklılar, borçluya karşı olan alacaklarının bir kısmından feragat ederler ve/veya borçluya borcunun ödeme konusunda belli bir süre verirler. Konkordato, temelde iflasın engellenmesini ve borçlunun borçlarının yeniden yapılandırılmasını amaç edinmiş bir kurumdur.

 

Borçlunun Konkordato ilan etmesi sonucunda konkordato sürecindeki çeşitli aşamalarda alacaklının şüpheli hale gelen alacak için karşılık ayırmasına ilişkin durumlar aşağıda açıklanmıştır.

 

1- Geçici Mühlet Kararı Verilmesi

Asliye ticaret mahkemesince geçici mühlet kararı verilmesi durumunda, mühlet süresi boyunca borçlu aleyhine hiçbir takip yapılamamakta, başlamış takipler durmakta ve ihtiyati haciz kararları uygulanamamaktadır.

 

Geçici mühlet kararından önce dava veya icra safhasına intikal etmiş alacaklar ile ilgili olarak karşılık ayrılmış olması durumunda alacaklının şüpheli alacak karşılığı ile ilgili olarak herhangi biri işlem yapması gerekmemektedir. Çünkü geçici mühlet kararı alacağın şüphelilik durumunda herhangi bir değişiklik meydana getirmemektedir.

 

Geçici mühlet kararının ilanı ile birlikte mühlet süresi boyunca borçlu aleyhine hiçbir takip yapılamadığından, başlamış takipler durduğundan ve ihtiyati haciz kararları uygulanamadığından, alacağın şüpheli hale gelmesini gerektiren dava ve icra safhasına geçilememektedir. Bu nedenle geçici mühlet kararından önce dava veya icra safhasına intikal ettirilmemiş alacaklar için, geçici mühlet kararının ilan edildiği hesap dönemi itibariyle şüpheli alacak karşılığı ayrılabilecektir.

 

2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 287 ve 288’inci maddeleri uyarınca geçici mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ilişkin karar verilmesi durumunda;

 

1- Geçici mühlet kararından önce dava veya icra safhasına intikal etmiş olması nedeniyle karşılık ayrılan alacaklar için herhangi bir düzeltme işlemi yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Mahkeme tarafından geçici mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddedilmesi ile birlikte, konkordato ilan edilmeden önceki şartlara dönülmüş olduğundan, dava veya icra safhasına intikal eden alacaklar için daha önce ayrılan karşılıklar, alacağın şüpheli halinin devamı nedeniyle geçerli olacaktır.

 

2- Geçici mühlet kararından önce alacağın dava veya icra safhasına intikal etmemiş olması nedeniyle karşılık ayrılmayan alacaklar için, geçici mühlet kararının ilanı ile birlikte karşılık ayrılmış olması durumunda, konkordato sürecinin sonlanması ve borçlu aleyhine takip yapılmasının artık mümkün olması nedeniyle konkordato talebinin reddine ilişkin kararın ilan edildiği hesap dönemi itibariyle daha önce ayrılan karşılıkların iptal edilmesi ve gelir hesaplarına alınması gerekmektedir. Bu alacakların daha sonradan dava veya icra aşamasına intikal etmesi durumunda genel hükümler çerçevesinde şüpheli alacak karşılığı ayrılması mümkündür.

 

Örnek Muhasebe Kaydı: X A.Ş.’nin vadesi geçmiş 500.000 TL alacağı bulunmaktadır. Borçlu, borçlarını vadesinde ödeyemediği için konkordato talebinde bulunmuş ve 18.11.2024 tarihinde geçici mühlet kararı ilan edilmiştir. X A.Ş. daha söz konusu alacak için geçici mühlet kararının ilanından alacağı için dava veya icra yoluna başvurmamıştır. Geçici mühlet kararının ilanı ile birlikte X A.Ş. alacağı için şüpheli alacak karşılığı ayırmıştır. Mahkeme tarafından geçici mühlet 05.01.2025 tarihinde kaldırılarak konkordato talebinin reddine kara verilmiş ve karar aynı gün ilan edilmiştir.

 

Borçlunun konkordato talebinin geçici mühlet aşamasında reddedilmesi durumunda, geçici mühlet ilanından sonra ayrılan şüpheli alacak karşılıklarının, kararın ilan edildiği hesap dönemi itibariyle iptal edilmesi ve gelir hesaplarına alınması gerekmektedir.

 

Daha önce ayrılan karşılıkların iptal edilmesine ilişkin muhasebe kaydı aşağıdaki gibidir.

 

2- Kesin Mühlet Kararının Verilmesi

Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir.

 

Kesin mühlet hakkında bir karar verilebilmesi için, mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Geçici komiser, duruşmadan önce yazılı raporunu sunar ve mahkemece gerekli görülürse, beyanı alınmak üzere duruşmada hazır bulunur. Mahkeme yapacağı değerlendirmede, itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır.

 

Mahkeme, kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde verir.

Borçluya kesin mühlet verilmesi durumunda, bu süreçte alacaklılar tarafından dava veya icra süreçleri yürütülemeyeceğinden daha önce ayrılmış olan karşılıklar ile ilgili düzeltme yapılmasına gerek bulunmamaktadır.

 

Geçici mühlet kararının ilan edildiği hesap dönemi itibariyle şüpheli alacak karşılığı ayrılmamışsa, sonraki hesap döneminde kesin mühlet kararının ilan edilmesi durumunda şüpheli alacak karşılığı ayrılamaz. Ancak geçici ve kesin mühlet kararlarının aynı hesap dönemi içinde ilan edilmesi durumunda, geçici mühlet ilan ile ayrılmayan karşılık kesin mühlet kararının ilanından sonra da ayrılabilir.

 

Örnek: Konkordato başvurusu bulunan borçlu hakkında mahkeme karar ile verilen geçici ve kesin mühlet ilan tarihleri aşağıdaki gibi olup, alacaklı geçici mühlet kararından önce veya sonra şüpheli alacak karşılığı ayırmamıştır. (Hesap dönemi takvim yılıdır)

 

 

Şüpheli hale gelen alacak için, alacağın şüpheli hale geldiği hesap döneminde karşılık ayrılması gerekmekte olup, alacağın şüpheli hale geldiği hesap dönemini izleyen hesap dönemlerinde karşılık ayrılması mümkün değildir.

 

Konkordato talebi ile amaçlanan iyileşmenin, kesin mühletin sona ermesinden önce gerçekleştiğinin komiserin yazılı raporuyla mahkemeye bildirilmesi üzerine mahkemece resen, kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine karar verilir. Mahkeme, bu madde kapsamında kesin mühletin kaldırılmasına karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder.

 

Kesin mühlet içinde, konkordato talebi ile amaçlanan iyileşmenin gerçekleşmesi nedeniyle konkordato talebinin reddine karar verilmesi durumunda geçici mühlet kararının ilanından önce dava veya icra safhasına intikal etmiş olması nedeniyle karşılık ayrılan alacaklar için herhangi bir düzeltme işlemi yapılmasına gerek bulunmamaktadır.

 

Ancak geçici mühlet kararının ilanından sonra ayrılan karşılıkların, konkordato uygulamasının ortadan kalkması nedeniyle önceki şartlara dönüldüğünden ve artık alacak için dava ve icra yoluna gidilebileceğinden, iptal edilmesi ve gelir yazılması gerekmektedir. Söz konusu alacakların dava veya icra safhasına intikal etmesi durumunda yeniden karşılık ayrılması mümkündür.

 

Kesin mühletin verilmesinden sonra mahkeme tarafından kesin mühletin kaldırılarak borçlunun iflasına re’sen karar verilmesi durumunda iflas masasına kaydedilen alacaklar açısından şüphelilik hali devam edeceğinden daha önce ayrılan karşılıklar ile ilgili herhangi bir işlem yapılmasına gerek bulunmamaktadır.

 

3- Konkordato Projesinin Tasdik Edilmesi

Kesin mühlet süresi 1 yıldır. Mahkeme gerekli gördüğü durumlarda 6 aya kadar ek süre verebilmektedir. Kesin mühlet sürecinde konkordato komiseri ve alacaklılar kurulu işbirliği ile konkordato projesi hazırlanır ve mahkemeye sunulur.

 

Konkordato projesinin tasdiki kararında alacaklıların hangi ölçüde alacaklarından vazgeçtiği ve borçlunun borçlarını hangi takvim çerçevesinde ödeneceği belirtilmektedir.

 

Bu kapsamda borçların kısmi ödenmesi ve/veya borçların vadesinin yeniden yapılandırılması durumuna göre şüpheli alacak uygulaması farklılık gösterecektir.

 

Alacakların borçlu lehine vazgeçilen kısmı, alacaklı açısından değersiz alacak mahiyeti kazanacak ve değersiz alacak ile bu alacağa isabet eden karşılık, konkordatonun tasdiki kararının ilan edildiği hesap dönemi itibariyle 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 322’nci maddesi hükmüne uygun olarak yok edilecektir.

 

213 sayılı Kanunun 322’nci maddesine göre; kazai bir hükme veya kanaat getirici bir vesikaya göre tahsiline imkan kalmayan alacaklar, değersiz alacaktır. Değersiz alacaklar, bu mahiyete girdikleri tarihte tasarruf değerini kaybederler ve mukayyet değerleriyle zarara geçirilecek yok edilirler.

 

Tasdik edilen konkordato projesi uyarınca alacaklıların tahsil edemeyeceği alacakları “kazai bir hükme” göre tahsiline imkan kalmadığından artık değersiz alacak mahiyetinde olacaktır. Bu nedenle söz konusu alacağın değersiz kalan kısmı için daha önceden ayrılan karşılık konkordato tasdik kararının ilan edildiği hesap döneminde önce iptal edilecek daha sonra değersiz alacak olarak zarar hesabına intikal ettirilecektir.

 

Konkordato projesinin tasdik edilmesiyle beraber alacağın vazgeçilmeyen kısmının vadesi proje çerçevesinde uzatılmış olacaktır.

 

Mahkemece tasdik edilen konkordato projesiyle alacaklı ile borçlu arasında yeni bir borç ilişkisi kurularak eski borç vade/miktar itibariyle yenilendiğinden bu alacaklar şüpheli olma vasfını kaybedecektir. Söz konusu alacaklar için daha önce ayrılmış olan karşılıklar, konkordato projesinin tasdik kararının ilan edildiği hesap dönemi itibariyle düzeltilecektir.

 

4- Konkordato Projesinin Reddedilmesi

Kesin mühlet içinde hazırlanan konkordato projesinin yetkili asliye ticaret mahkemesi tarafından tasdik edilmemesi durumunda, mahkeme konkordato talebinin reddine karar verecektir. Konkordatonun reddine karar verilmesi durumunda borçlunun iflasa tabi şahıslardan olması veya doğrudan doğruya iflas sebeplerinin mevcut olması halinde borçlunun re’sen iflasına karar verilecektir.

 

Kesin mühletin verilmesinden sonra mahkeme tarafından kesin mühletin kaldırılarak borçlunun iflasına re’sen karar verilmesi durumunda iflas masasına kaydedilen alacaklar açısından şüphelilik hali devam edeceğinden daha önce ayrılan karşılıklar ile ilgili herhangi bir işlem yapılmasına gerek bulunmamaktadır.

 

Umut VARLI