Tema Grup Akademi

Tema Grup Akademi, Tema Grup'un bir iştirakidir.

info@temagrup.com

+90 212 663 9184

0
Kapat

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Kurumlar Vergisi Açısından Management Fee Faturalar

Günümüzde şirketlerin ticari ve organik bağlarını ülke sınırlarıyla belirlemek neredeyse imkansız hale geldi. Şirketler, küreselleşmenin de etkisiyle hızla büyüdü, büyüyor. Çok Uluslu İşletme (ÇUİ) kavramı hayatımızın hemen her yerinde karşımıza çıkıyor.

 

Bu yazıda, merkezi yurtdışında bulunan neredeyse bütün şirketlerde rastladığımız “management fee” faturalarının kurumlar vergisi karşısındaki durumuna kısaca değineceğim.

“Management fee” faturalarını Türkçe’ye “grup içi hizmet” faturası olarak çevirmek mümkündür. Zaten, “management fee” faturalarını kullanan şirketlerin iddiaları da bu yöndedir. Peki, grup içi hizmet faturalarının ticari kazançtan indirilmesinin şartları nelerdir? Bu şartlar, 1 seri nolu Transfer Fiyatlandırması Tebliğinde;

 

  • Hizmetin fiilen sağlanıp sağlanmadığı,
  • Hizmeti alan şirket/şirketlerin söz konusu hizmete ihtiyacı olup olmadığı,
  • Hizmetin alınmış olması halinde hizmet bedelinin emsallere uygunluk ilkesine uygun olup olmadığının

belirlenmesi şeklinde sayılmıştır. Tebliğ’de bu şartlara ilişkin detaylı açıklamalar yapıldığından burada tekrar yer vermeye gerek görmüyorum. Yalnızca şunu söylemekte fayda var; bu şartlar sağlandığı takdirde faturada yer alan tutarlar ticari kazançtan indirim konusu yapılabilir. Bir başka ifadeyle bu şartlar, faturaya ilişkin ödemenin ticari kazançtan indirilebilmesinin şartlarıdır.

 

Peki, bu tutarlar üzerinden kurumlar vergisi tevkifatı yapılacak mı? Bazı mükelleflerin bütün “management fee” faturalarının kurumlar vergisi stopajına tabi olduğu gibi yanlış bir algısı olabiliyor. Belki de buna “algı” değil de “garanticilik” diyebiliriz. Bilemiyorum… Aşağıdaki açıklamaları okuduktan sonra doğru olan kelimeye siz karar verebilirsiniz.

 

“Management fee” faturalarıyla ilgili olarak fazlaca özelge ve yargı kararı bulunuyor. Özelgelerde de yargı kararlarında da yeknesaklıktan söz etmek zor. Bunda, her bir olayın kendi içinde değerlendirilmesi gerektiğinin payı da büyük bence.

 

Konuyla ilgili açıklamalarımı Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından 20.01.2020 tarihinde verilen 64597866-125[30-2014]-1264 sayılı özelge üzerinden yapacağım.

Özelge ilginç bir yol izlemiş ve “management fee” faturalarının mahiyeti üzerinden ayrıma gitmiş. Stratejik satış ve pazarlama destek hizmeti, personel destek hizmeti ile eğitim ve ürün destek hizmetleri karşılığında elde edilen kazancın, serbest meslek kazancı niteliği taşıyacağı ifade edilmiş. Özelgede muhasebe, finans ve yönetim bilişim sistemleri destek hizmetlerinin ise;

 

– Genel bir hizmet sunumundan ziyade fikri veya sınai mülkiyet konusunu oluşturması durumunda, gayrimaddi hak olarak,

– söz konusu hizmetlerin gayrimaddi hak bedeli niteliğini haiz olmayıp genel bir hizmet sunumu olması halinde ise ticari kazanç olarak

 

dikkate alınacağı belirtilmiş. Bu açıklamalara göre, “management fee” faturalarının mahiyetine bakmak suretiyle üç yargıya varabiliriz; serbest meslek kazancı, gayrimaddi hak veya ticari ödeme. Bu üç farklı yargının vergisel sonuçları da farklıdır.

Peki, örneğin, yurtdışından sunulan bir muhasebe ve finans hizmetinin fikri ve sınai mülkiyet hakkı oluşturup oluşturmadığına nasıl karar vereceğiz? Çünkü verilecek cevap vergileme açısından oldukça farklı sonuçlar doğuracaktır. Sanırım bu alan İdare ve mükelleflerin uyuşmazlık konularından biri olmayı hep sürdürecektir.

 

Yukarıda da ifade ettiğim üzere, “management fee” faturaları bir serbest meslek kazancı, gayrimaddi hak yahut ticari ödeme olabilir. Eğer ödeme, özelgede belirlendiği şekliyle bir satış ve pazarlama destek hizmetine ilişkin ise serbest meslek kazancı kapsamında vergilendirilecek.

 

Verilen bir hizmetin serbest meslek kazancı kapsamında olduğunu kabul edersek ne olur? Cevap basit aslında, KVK 30/1-b uyarınca tevkifat yapılır. Bununla birlikte, Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmalarına göre serbest meslek kazançlarının tevkifata tabi tutulabilmesi için hizmeti sunanların ülkemizde en az 6 ay kalması gerekir.

 

Verilen hizmetin serbest meslek kazancı değil de gayrimaddi hak ödemesi olduğunu kabul edersek ne olur? Bu sorunun da cevabı oldukça basit, KVK 30/2 uyarınca tevkifat yapılır.

 

Bununla birlikte, “management fee” faturasının ticari ödeme olduğunu kabul edersek, herhangi bir tevkifat yapmamız gerekmez. İşte bu nedenle, mükellefler, bu ödemelerin ticari kazanca ilişkin olduğu iddiasında bulunuyorlar. İdare ise bu konuda oldukça şüpheci yaklaşıyor ve İdare ile mükellefler arasında nur topu gibi bir uyuşmazlık doğmuş oluyor…

 

Özelgenin objektif kriterlere göre bir ayrım ve belirleme yaptığını söylemek zor. Çünkü, özelgeye göre, verilen hizmetin genel bir hizmet sunumundan ziyade fikri veya sınai mülkiyet konusunu oluşturması durumunda, gayrimaddi hak olarak; söz konusu hizmetlerin gayrimaddi hak bedeli niteliğini haiz olmayıp genel bir hizmet sunumu olması halinde ise ticari kazanç olarak vergilendirilmesi gerekiyor. Peki, buna kim neye göre karar verecek? Kimin karar vereceği açık aslında ama neye göre karar verecek? İşte burası biraz uzun ve karışık…

 

Esasen bir “management fee” faturasının gayrimaddi hak kapsamında olup olmadığını anlamanın yolu, içeriğinde herhangi bir şekilde “know-how” kullanımı olup olmadığının belirlenmesinden geçer. Örneğin yurtdışından sağlanan bir yönetim destek hizmetinde, yalnızca gruba özgü bir teknik bilgi sağlanması söz konusuysa, ödemenin ticari ödemeden ziyade “know-how” yani gayrimaddi hak ödemesi olduğu sonucuna varılabilir ve ödeme üzerinden KVK 30/2 uyarınca tevkifat yapılır. Ancak, teknik bilgi içermeyen ve sadece ölçek ekonomisinden yararlanmak amacıyla grup merkezinden verilen hizmetlerin gayrimaddi hak kapsamında değerlendirilmemesi ve tevkifata tabi olmaması gerekir. Bu nedenle, her bir “management fee” faturasının ayrıca ele alınması ve irdelenmesi gerekir. Dolayısıyla, bu tarz bütün ödemeleri kapsayacak genel bir sonuç çıkarmak mümkün değildir.

 

Yukarıdaki açıklamalardan görüldüğü üzere, konu biraz karışık. Bu nedenle, “management fee” faturaları ile ilgili olarak bir tarhiyata muhatap olmamak adına, olayın mahiyetini iyi anlatan bir yazıyla özelge talep edilmesinin en doğru yol olacağını değerlendiriyorum.

 

Ceyhun DENİZ
LinkedIn